ocak başkanımız
3/12/2007ISPARTA ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI SAYIN ;AZİZ ŞENCAN 'NIN (ÜLKÜ OCAKLARI GENEL SİTESİNE YAZMIŞ OLDUĞU GÜNDEM YAZISIDIR)
Memleket Ahvali
27.11.2007
___________________________________
Aziz ŞENCAN / Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Isparta İl Başkanı
Bu yazı; Tuna’dan Altaylara at koşturan, gücüyle, hoşgörüsüyle, zekâsıyla yedi düvele nam salan, Allah’ın Nizamının yeryüzündeki bekçileri ve Allah’a rükû etmekten başka başını eğmeyen Yüce Türk Milleti’nin 2007 yılı manzarasıdır.
Sorumlularına arz olunur...(Ki unutmayın hesabı elbet bir gün sorulur.)
Gençlik; Babalarının gemicik alamayacak kadar parası, Amerika’dan burs ve IMF’den iş bulamayacak kadar arkası olmadığı için çoğu işsiz. Sırtlarını Çankaya’ya yaslayıp internet üzerinden şirkette kuramadıkları için, haliyle işsizlik memlekette diz boyu. “Aman ha! Uyanmasın” mantığıyla beyni zehirli fikirlerle uyuşturulmakta, milletine, tarihine, köklerine ve ecdadına düşman edilmek istenmektedir.
Esnaf; İktidar sahiplerinin tanıdıklarının market zincirleri, Unakıtan’ın pastörize yumurtaları olmasa belki ağır vergilerin bir kısmını ödeyebilecekler ama oda zor görünüyor. Niye mi? Sağ yanı Rus pazarı, sol yanı Çin pazarı. Çoğu günü siftahsız kapatıyor. Belki kredi kartı borçlarından hacze kaptırmamış olmasa, atardı yazar kasasını onu bu hale getirenlerin önüne.
Çiftçi; Baktı ki “Gözünü Toprağın doyuracağı yok. Anasını da aldı terk-i diyar eyledi. Gerisini ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
İşçi; Asgari ücretliler hala Başbakanın 2002 yılında söz verdiği sürpriz zammı beklemekteler. Mortgage’den, TOKİ’den de umduklarını bulamayınca aldıkları maaşın ev kirasına yetmesi için Allah’a dua etmekten başka yapacakları hiçbir şey yok.
Memur; Eylemde yapsalar, Grevde yapsalar maaşına zam alamayacağını bildiği için, yaptığı ek işin üzerine bir iş daha bulmak için kolları sıvadı. Emeklilerin durumu daha içler acısı olduğundan emekli olmamak için direniyor.
Asker ; “Yan gelip yatıyor ” demeye, ne dilim ne vicdanım el vermiyor. Onu bu kalıba koyanlara inat; Basiretsizliğin verdiği zafiyetten nice kınalı kuzular, “Vurulup tertemiz alnında uzanıp yatıyor.”
Türk Milletinin gözbebeği Mehmetçiğin tek bir parolası var.”Mevzu bahis Vatansa Gerisi Teferruattır.”
Fakat son günlerde Mehmetçiğin diline bir türkü dolanmış. Başbakanlıkta bekleyen tezkereyi ima ederek, hep aynı nakaratı tekrarlıyorlar. “Gel tezkere gel tezkere bitsin bu hasret.”
Türk Kadını; Vefa’nın ve cefanın yıkılmaz timsalidir. Her dönem olduğu gibi belki de bu adi düzenin yükünü en çok çeken onlar. Horlanmaları, şiddete maruz kalmaları bir yana Allah katında tek din olan İslam’ın şartını yerine getirdikleri yani başlarını örttükleri için, kimi işinden oluyor, kimi üniversite kapısından çevriliyor. Kandırılmanın verdiği hüzünle iç çekerek bakıyorlar “firstlady”lerimize ve soruyorlar; “Türban sorununu çözeceğiz dediğiniz bu muydu? Türbanın Başbakanlık konutuna ve Çankaya’ya girmesi miydi çözümünüz? Ya üniversiteler, Ya devlet daireleri?”
Basın; milli ve manevi meselelere karşı duyarsız ve hayati önem arz eden konuların üstünü kasıtlı bir şekilde örten Memleket ahvaline inat, vur patlasın çal oynasın tam gaz şamata.
Türkiyeliler! ; Bu devrin en mutlusu onlar. Meydanı boş bulunca kimi, dilinde Federasyon laflarıyla devlete kafa tutuyor. Kimi, dinler arası diyalog diye tutturmuş açıkça Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor. Dünün Rusçuları, Nazım Hikmetof feyziyle Ulusalcılık türküleri söylüyorlar memleket kurtulsun diye. Ne diyelim Allah marifetlerini artırsın.!
Hükümet; Ne diyelim mühür onlarda Süleyman onlar. Onlara bakarsanız her şey güllük gülistanlık. Millet boşuna kendini heba ediyor terör, işsizlik, ekonomi, yolsuzluk diye. Nasılsa hepsinin çocuğunun işi var, enflasyon tek haneli rakamlarda, terör ise bu iyi gidişatı çekemeyenlerin oyunu. Türban, Başbakanlık konutuna girdi, Çankaya köşküne girdi. Zaten %1,5’in sorunuydu. Çok şükür ki Bush’la, Kral Abdullah’la, Barzani ve Talabani ile aramız iyi. Daha ne olsun? Hani derler ya: bundan iyisi, Şam’da kayısı.
Ülkücüler; Hala bildiğiniz gibi, her şeye rağmen hiç değişmediler. Ne çizgilerinden taviz verdiler, ne de Allah’a, Kuran’a ve Bayrağa ettikleri yeminden döndüler. Hala Çankaya yokuşundaki gibi heyecanlı, tabutluktaki gül yüzlü Yusuflar gibi imanlı, darağacındaki dokuz karanfil gibi dik ve mağrurlar. Liderlerinin parmağı o kutlu günü gösteriyor, yürekler 2023’ü vuruyor.
Gözün arkada kalmasın Ey Milletim!
Her ne kadar bölücüler, meclis çatısı altında küstahça nutuklar atsa da, şehit cenazelerinde döktüğün yaşlar birilerine batsa da, peşkeş çekilen vatan toprakları sensiz ağlasa da; tarih son sözünü söylememiştir.
Unutma! Bu cennet vatan ve yüce milletin üzerine herkesin bir sözü vardır. Fakat son söz senin öz evlatların olan; Ülkücülerindir.
Değil bu vatanın bir karış toprağını tek bir çakıl taşını dahi göz dikenlerin akıbetlerin ne olduğunu Türk milleti şanlı tarihinde göstermiştir. Allah’a ve Kuran ’a yemin olsun ki; Türk milliyetçileri, günümüzde aynı amacı güden ihanet odaklarına hak ettikleri cevabı tokat gibi verecektir.
Yılmayacağız! Yıkılmayacağız!
Başaracağız, başaracağız, başaracağız!...
Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin!
Sorumlularına arz olunur...(Ki unutmayın hesabı elbet bir gün sorulur.)
Gençlik; Babalarının gemicik alamayacak kadar parası, Amerika’dan burs ve IMF’den iş bulamayacak kadar arkası olmadığı için çoğu işsiz. Sırtlarını Çankaya’ya yaslayıp internet üzerinden şirkette kuramadıkları için, haliyle işsizlik memlekette diz boyu. “Aman ha! Uyanmasın” mantığıyla beyni zehirli fikirlerle uyuşturulmakta, milletine, tarihine, köklerine ve ecdadına düşman edilmek istenmektedir.
Esnaf; İktidar sahiplerinin tanıdıklarının market zincirleri, Unakıtan’ın pastörize yumurtaları olmasa belki ağır vergilerin bir kısmını ödeyebilecekler ama oda zor görünüyor. Niye mi? Sağ yanı Rus pazarı, sol yanı Çin pazarı. Çoğu günü siftahsız kapatıyor. Belki kredi kartı borçlarından hacze kaptırmamış olmasa, atardı yazar kasasını onu bu hale getirenlerin önüne.
Çiftçi; Baktı ki “Gözünü Toprağın doyuracağı yok. Anasını da aldı terk-i diyar eyledi. Gerisini ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
İşçi; Asgari ücretliler hala Başbakanın 2002 yılında söz verdiği sürpriz zammı beklemekteler. Mortgage’den, TOKİ’den de umduklarını bulamayınca aldıkları maaşın ev kirasına yetmesi için Allah’a dua etmekten başka yapacakları hiçbir şey yok.
Memur; Eylemde yapsalar, Grevde yapsalar maaşına zam alamayacağını bildiği için, yaptığı ek işin üzerine bir iş daha bulmak için kolları sıvadı. Emeklilerin durumu daha içler acısı olduğundan emekli olmamak için direniyor.
Asker ; “Yan gelip yatıyor ” demeye, ne dilim ne vicdanım el vermiyor. Onu bu kalıba koyanlara inat; Basiretsizliğin verdiği zafiyetten nice kınalı kuzular, “Vurulup tertemiz alnında uzanıp yatıyor.”
Türk Milletinin gözbebeği Mehmetçiğin tek bir parolası var.”Mevzu bahis Vatansa Gerisi Teferruattır.”
Fakat son günlerde Mehmetçiğin diline bir türkü dolanmış. Başbakanlıkta bekleyen tezkereyi ima ederek, hep aynı nakaratı tekrarlıyorlar. “Gel tezkere gel tezkere bitsin bu hasret.”
Türk Kadını; Vefa’nın ve cefanın yıkılmaz timsalidir. Her dönem olduğu gibi belki de bu adi düzenin yükünü en çok çeken onlar. Horlanmaları, şiddete maruz kalmaları bir yana Allah katında tek din olan İslam’ın şartını yerine getirdikleri yani başlarını örttükleri için, kimi işinden oluyor, kimi üniversite kapısından çevriliyor. Kandırılmanın verdiği hüzünle iç çekerek bakıyorlar “firstlady”lerimize ve soruyorlar; “Türban sorununu çözeceğiz dediğiniz bu muydu? Türbanın Başbakanlık konutuna ve Çankaya’ya girmesi miydi çözümünüz? Ya üniversiteler, Ya devlet daireleri?”
Basın; milli ve manevi meselelere karşı duyarsız ve hayati önem arz eden konuların üstünü kasıtlı bir şekilde örten Memleket ahvaline inat, vur patlasın çal oynasın tam gaz şamata.
Türkiyeliler! ; Bu devrin en mutlusu onlar. Meydanı boş bulunca kimi, dilinde Federasyon laflarıyla devlete kafa tutuyor. Kimi, dinler arası diyalog diye tutturmuş açıkça Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor. Dünün Rusçuları, Nazım Hikmetof feyziyle Ulusalcılık türküleri söylüyorlar memleket kurtulsun diye. Ne diyelim Allah marifetlerini artırsın.!
Hükümet; Ne diyelim mühür onlarda Süleyman onlar. Onlara bakarsanız her şey güllük gülistanlık. Millet boşuna kendini heba ediyor terör, işsizlik, ekonomi, yolsuzluk diye. Nasılsa hepsinin çocuğunun işi var, enflasyon tek haneli rakamlarda, terör ise bu iyi gidişatı çekemeyenlerin oyunu. Türban, Başbakanlık konutuna girdi, Çankaya köşküne girdi. Zaten %1,5’in sorunuydu. Çok şükür ki Bush’la, Kral Abdullah’la, Barzani ve Talabani ile aramız iyi. Daha ne olsun? Hani derler ya: bundan iyisi, Şam’da kayısı.
Ülkücüler; Hala bildiğiniz gibi, her şeye rağmen hiç değişmediler. Ne çizgilerinden taviz verdiler, ne de Allah’a, Kuran’a ve Bayrağa ettikleri yeminden döndüler. Hala Çankaya yokuşundaki gibi heyecanlı, tabutluktaki gül yüzlü Yusuflar gibi imanlı, darağacındaki dokuz karanfil gibi dik ve mağrurlar. Liderlerinin parmağı o kutlu günü gösteriyor, yürekler 2023’ü vuruyor.
Gözün arkada kalmasın Ey Milletim!
Her ne kadar bölücüler, meclis çatısı altında küstahça nutuklar atsa da, şehit cenazelerinde döktüğün yaşlar birilerine batsa da, peşkeş çekilen vatan toprakları sensiz ağlasa da; tarih son sözünü söylememiştir.
Unutma! Bu cennet vatan ve yüce milletin üzerine herkesin bir sözü vardır. Fakat son söz senin öz evlatların olan; Ülkücülerindir.
Değil bu vatanın bir karış toprağını tek bir çakıl taşını dahi göz dikenlerin akıbetlerin ne olduğunu Türk milleti şanlı tarihinde göstermiştir. Allah’a ve Kuran ’a yemin olsun ki; Türk milliyetçileri, günümüzde aynı amacı güden ihanet odaklarına hak ettikleri cevabı tokat gibi verecektir.
Yılmayacağız! Yıkılmayacağız!
Başaracağız, başaracağız, başaracağız!...
Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin!
___________________________________
Aziz ŞENCAN / Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Isparta İl Başkanı



Konu: slm
baskanım tayın ıspartaya cıktı
seneye nefer goreve hazır
Düzenleyen bozkurtlar32 gün: 15/7/2008 saat: 17:03
Bağlantı »